Connect with us

GÜNDEM

Ertuğruloğlu “Güney Kıbrıs’ın aşırı silahlanma politikası adayı tehlikeye attı”

Published

on

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Kıbrıs Rum yönetiminin aşırı silahlanma politikasının adayı tehlikeye attığına dikkat çekti.

Ertuğruloğlu, ateş çemberinde yaşadıklarını ama Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) caydırıcı gücünden dolayı KKTC’de, Kıbrıs Türk halkının gayet rahat, kendini güvende hissettiğini de vurguladı.

Dışişleri Bakanlığından verilen bilgiye göre, TRT Haber’e açıklama yapan Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin caydırıcı gücü nedeniyle bir endişemiz yok” dedi.

Kıbrıs Rum yönetiminin silahlanmasının temel nedeninin; Türkiye’ye yönelik tutumları olduğunu ifade eden Dışişleri Bakanı Eruğruloğlu, kim Türkiye karşıtı ise Kıbrıslı Rumların onlarla müttefik olduğunu, silah ve savunma anlaşması yaptığını kaydetti.

-“Yaşanan süreç iki devletli çözümün önemini bir kez daha ortaya koydu”

Ertuğruloğlu, yaşanan sürecin iki devletli çözümün önemini bir kez daha ortaya koyduğunu vurguladı.
Kıbrıslı Rumların, tüm uyarılara rağmen tansiyonu artırıcı silahlanmasını sürdürdüğünü, şu anda yaşanan süreçte de “ne kadar abileri varsa onların kapısını çalıp ‘aman gelin bizi kurtarın’ dediğini” ifade eden Ertuğruloğlu, Kıbrıslı Rumların tavrının özelde Güney Kıbrıs’ı, genelde ise adayı ABD-İsrail ve İran savaşında hedef haline getirdiğini kaydetti.

Kıbrıslı Rumların “silahlanmalarından dolayı değil de İngiliz Egemen Üslerinin kullanılmasından dolayı adanın askeri hedef haline geldiğini” söyleyerek, hatalarını saklamaya çalıştığına işaret eden Ertuğruloğlu, İngiliz üslerinin geçmiş krizlerde de kullanıldığını, bu nedenle de hedef olduğunu ama esas Kıbrıslı Rumların yanlış politikalarının adayı tehlikeye attığını kaydetti.

-“Kıbrıslı Rumların hadsizliğinden, şımartılmış olmalarından …”

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 1974’ten bu yana, caydırıcı askeri gücünden dolayı adada barış, huzur, istikrar ve güven ortamı sağladığını vurgulayan Ertuğruloğlu, “Kıbrıslı Rumların hadsizliğinden, şımartılmış olmalarından, Kıbrıs Cumhuriyeti devleti ve hükümetiymiş gibi muamele görmelerinden, aşırı silahlanmaları ve Türkiye’yi adadan çıkarabileceklerini düşünecek kadar çılgınlaşma noktasına gelmelerinden dolayı bu krizi yaşıyoruz” dedi.

KKTC’nin herhangi bir ülkenin askeri hedefi olmadığını, bunun nedenin de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin adadaki caydırıcı gücü olduğunu vurgulayan Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, şöyle konuştu:

“Şunu vurgulamak isterim; Kıbrıs Türk halkının paniklemesini gerektirecek, güvensizlik duymasını gerektirecek durumda değiliz. KKTC herhangi bir ülkenin askeri hedefi halinde bir ülke değil. Ama Kıbrıslı Rumlar, yanlışlarından dolayı, Kıbrıslı Rumların arsızlıklarından dolayı, hadsizliklerinden dolayı Adayı, 1974’den beri yaşanmakta olan barış, huzur ve istikrar ortamını tehlikeye atmış durumda. Bundan Kıbrıs Rum halkı da çok rahatsız, yönetimlerini ciddi şekilde eleştiriyorlar. Hristodulidis denen cumhurbaşkanları, 2017’deki Crans Montana toplantılarının çökmesinin sebebi olandır. O toplantıları çökertmesinin temel argümanı da ‘sıfır asker sıfır garanti’ politikasıdır. 2017’de ‘sıfır asker, sıfır garanti’ diye müzakere sürecini çökerten Kıbrıslı Rumlar, bugün adayı askeri bir kampa döndürdüler… Ümitleri, Türkiye’yi adadan çıkarmak. Bir kere, dünyada hiçbir güç Türkiye’yi bu adadan çıkaracak durumda değil, olmayacak, hiç kimsenin gücü buna yetecek değil. Ama Kıbrıs Rum tarafının bu bağnazlığı, ırkçı faşist düşünce yapıları, bu adayı bir Elen adası olarak görmeleri nedeniyle krizleri, tansiyon yükselmesini maalesef yaşıyoruz.”

Ateş çemberinde yaşadıklarını ama KKTC’de TSK’nın caydırıcı gücünden dolayı Kıbrıs Türk halkının gayet rahat, kendini güvende hissettiğini belirten Ertuğruloğlu, “Bir endişemiz yok, birinin hedefi de değiliz. Ama yanlışlıkla hedef şaşıran bir füze buraya da gelebilir, olmayacak olan bir şey değil, geçmişte de oldu. Önemli olan, KKTC’nin hiçbir ülkenin askeri hedefi olmamasıdır. Bunun nedeni de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin buradaki mevcudiyeti ve caydırıcı gücüdür.” dedi.

ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan süreçte Kıbrıslı Rumlara destek amacıyla Güney Kıbrıs’a giden askeri güçlerin kalıcı olabileceğini düşünmediğini ifade eden Ertuğruloğlu, Kıbrıslı Rumların TSK’nın varlığını güvenlik tehdidi olarak göstermeye çalıştığını, oysa Kıbrıs Türkleri için barış, istikrar ve güvenliğin teminatının TSK olduğunu vurguladı.

Dışişleri Bakanı Ertuğruloğlu, “Türk Silahlı Kuvvetleri’ne tepkilerinin nedeni de çok basit bir şekilde şudur;

Kıbrıs Türkünü yok etmeye yönelik planlarını icra edemeyeceklerinin tek nedeni TSK’nın buradaki caydırıcı gücü. Dolayısıyla TSK buradan giderse Kıbrıs Türkünü yok etme politikaları rahatlıkla gündeme gelebilir.

Zaten, Kıbrıs Rum Ulusal Konseyi’nin Kıbrıs konusunda almış olduğu bir karar var, bu kararın temel maddelerinden biri de TSK’nın Ada’dan ayrılması ve garanti sisteminin ortadan kalmasıdır” diye konuştu.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, yaşanan sürecin egemen eşit iki devletli çözümün önemini bir kez daha ortaya koyduğuna dikkat çekti ve Kıbrıs Rum yönetiminin, İngiliz Üsler Bölgesinin kullanımından dolayı İngiltere’ye söz söyleyemeyeceğini belirtti. Ertuğruloğlu, şöyle konuştu:

“Çünkü bu üsler egemen üs bölgeleridir, yani İngiliz toprağı. Bu adanın üzerindedirler diye Kıbrıs Cumhuriyeti diye tanınan Kıbrıs Rum devletinin İngilizlere, ‘bu üsleri kullanamazsınız, kullandırtamazsınız’ diye uyarıda bulunma hakkı yok.

İşte egemenliğinin ne kadar önemli olduğunu vurgulama adına buna da dikkat çekmek istiyorum.

Bugün, egemen eşit iki devlet politikamızın ne kadar haklı ve vazgeçilmez olduğu, sadece bu nokta dikkate alındığında, herkesin görebilmesi lazım. Sadece siyasi eşitlik iddiaları ile egemen eşitlik sağlanamaz.

Egemen eşitlik sağlanmadan da siyasi eşitliğin hiçbir anlamı yok. Egemen eşit iki devlet politikamız vazgeçilmez.”

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

TCG Gür ve TCG İmbat 23 Nisan’da Gazimağusa’da halkın ziyaretine açılacak

Published

on

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında yarın TCG Gür Denizaltısı Girne’de, TCG İmbat Hücumbotu ise Gazimağusa’da halkın ziyaretine açılarak liman ziyareti gerçekleştirecek.

Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı Basın Bürosu tarafından yapılan açıklamada, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı muharip unsurlarından TCG Gür Denizaltısı (S-357) ve TCG İmbat Hücumbotu (P-335)’nin KKTC’de liman ziyareti yapacağı bildirildi.

Açıklamaya göre, 23 Nisan tarihinde (yarın) 10.00-12.00 ve 14.00-17.00 saatleri arasında TCG Gür Denizaltısı (S-357) Girne Turizm Limanı’nda, TCG İmbat Hücumbotu (P-335) ise Gazimağusa Ticari Limanı’nda halkın ziyaretine açılacak.

Kamuoyuna saygı ile duyuruldu.

Continue Reading

GÜNDEM

Güncel döviz kurları: Sterlin 61,10 TL

Published

on

Piyasada Sterlin 61,10 TL, Euro 53,10 TL, Dolar 45,20 TL’den işlem görüyor.

Piyasada Sterlin 61,10 TL, Euro 53,10 TL, Dolar 45,20 TL’den işlem görüyor.

Saat 09.00 itibarıyla; 52,75 TL’den alınan Euro 53,10 TL’den satılıyor. 60,70 TL’den alınan Sterlinin satış fiyatı da 61,10TL olarak belirlendi.

Dolar ise 44,90 TL’den alınıp, 45,20 TL’den satışa sunuluyor.

Continue Reading

GÜNDEM

Ertuğruloğlu: Aliyev, GKRY’yi “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak asla tanımadığını söyledi

Published

on

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, Antalya Diplomasi Forumu’nda Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Güney Kıbrıs Rum kesimini “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak tanımadığını, tanımayacağını belirttiğini ifade etti.

Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, bu yıl beşincisi düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu’nun (ADF), KKTC’nin görünürlüğü ve ikili temaslar açısından önemli bir platform olduğunu söyledi.

Ertuğruloğlu, Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortağı olduğu ADF 2026’yı, AA muhabirine değerlendirdi.

Binlerce katılımcının yer aldığı ve çok sayıda ülkenin temsil edildiği forumun uluslararası diplomaside önemli bir platform olduğunu ifade eden Ertuğruloğlu, “KKTC olarak Kıbrıs sorunu nedeniyle tanınma sıkıntısı olan bir ülkeyiz ve böylesi platformlarda yer bulma her zaman için mümkün olmuyor. Ama Anavatanımızda olunca bizim için ideal bir fırsat.” diye konuştu.

Ertuğruloğlu, ADF’nin Kuzey Kıbrıs açısından önemli imkanlar sunduğunu dile getirerek, “ADF, KKTC’nin görünürlüğünü gündeme getirme, yaptığımız ikili temaslarla da özelinde davamızı iyice izah etme, sadece siyasi boyutuyla değil ekonomik, kültürel, akademik her türlü boyutuyla Kıbrıs konusunu ele alma fırsatı yakaladığımız bir platform.” değerlendirmesinde bulundu.

Forum kapsamında çok sayıda ikili temas gerçekleştirdiklerini, Azerbaycan ve Pakistan ile yakın ilişkilerin sürdüğünü kaydeden Ertuğruloğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı Aliyev son derece cesur bir şekilde KKTC’ye ve Kıbrıs Türk halkına olan desteğini hiç saklamadan, saklanmadan ifade ediyor.” dedi.

“ALİYEV, GÜNEY KIBRIS RUM KESİMİNİ ‘KIBRIS CUMHURİYETİ’ OLARAK ASLA TANIMADIĞINI, TANIMAYACAĞINI SÖYLEDİ”

Aliyev’in Güney Kıbrıs Rum kesimini “Kıbrıs Cumhuriyeti” olarak asla tanımadığını, tanımayacağını da rahatlıkla söylediğine dikkati çeken Ertuğruloğlu, kendisine müteşekkir olduklarını dile getirdi.

Ertuğruloğlu, Pakistan’ın da Türk milletiyle zaten tarihi kardeşlik bağı bulunduğunu hatırlatarak, “Türk milletinin kopmaz bir parçası olan Kıbrıs Türk halkı olarak bizim de Pakistan ile özel bir diyaloğumuz, ilişkimiz var. Tabii bu ülkeler dışındaki çeşitli ülkelerin bakanlarıyla da ikili temaslarımız oldu. Çeşitli platformlara, panellere katılma şansımız oldu.” bilgisini paylaştı.

KKTC’nin tanınma sorunu nedeniyle çeşitli ambargo ve izolasyonlarla mücadele ettiğini belirten Ertuğruloğlu, bu nedenle ADF’nin yalnızca Kıbrıs meselesini anlatma zemini değil, aynı zamanda uluslararası arenadaki gelişmeleri takip etme ve farklı konularda bilgi edinme açısından da önemli bir platform niteliği taşıdığını vurguladı.

“EN BÜYÜK KAZANIM GÖRÜNÜRLÜK”

Forumun Kıbrıs Türk halkı açısından en önemli kazanımının görünürlük olduğunu anlatan Ertuğruloğlu, Kıbrıs meselesinin uluslararası alanda uzun yıllardır yanlış algılandığını hatırlattı.

KKTC’nin var olan bir devlet olduğunun bilinmesinin önem arz ettiğini söyleyen Ertuğruloğlu, “Çünkü Kıbrıs konusunun bunca yıldır yanlış algılanmasının temel nedeni sanki adada tek bir devlet varmış gibi bir algılama ve bu devlet de işte Rumların bir Rum devleti olan ama adına ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ dedikleri bir yapı gibi algılanması. Halbuki Kıbrıs konusunun temel özelliği tek ada ama iki devlet, iki millet.” ifadesini kullandı.

Ertuğruloğlu, çözümün de iki egemen eşit devletin iyi komşuluk ilişkileri içerisinde yaşayacağı bir yapıdan geçtiğini sözlerine ekledi.

Continue Reading