Connect with us

DÜNYA

ABD, Ukrayna barışı için haziranı hedefliyor: “ABD, savaşın bitmesi için Haziran’a kadar süre tanıdı”

Published

on

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, ABD’nin Ukrayna Savaşı’nın sona erdirilmesi için taraflara Haziran ayına kadar süre verdiğini, bu tarihe kadar ilerleme sağlanmaması halinde Washington’un Ukrayna ve Rusya’ya baskı uygulayacağını açıkladı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Washington’un Ukrayna Savaşı’nın sona erdirilmesi için Haziran ayına kadar taraflara süre tanıdığını açıkladı.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ev sahipliğinde yapılan ABD-Ukrayna-Rusya üçlü müzakereleri hakkında açıklama yapan Zelenskiy, ABD’nin Ukrayna Savaşı’nın sona erdirilmesi için kesin bir takvim belirlenmesini önerdiğini aktardı.

Zelenskiy, ABD’nin yaklaşık dört yıldır süren savaşı sona erdirmeleri için Ukrayna ve Rusya’ya Haziran ayına kadar süre tanıdığını, bu süre zarfında barışın tesis edilmemesi halinde ABD’nin taraflara baskı uygulayacağını duyurdu. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, “Haziran ayına kadar her şeyi halletmek istediklerini, savaşı sona erdirmek için her şeyi yapacaklarını söylüyorlar. Ve kaydedilecek tüm gelişmelerin de somut bir takvimini istiyorlar” dedi.

Sadece Moskova ve Washington tarafından müzakere edilmiş herhangi bir anlaşmanın dayatılmasını kabul etmeyeceklerini yineleyen Zelenskiy, “Bizim hakkımızda, biz olmadan yapılan bir anlaşma Ukrayna için kabul edilemez” diye konuştu.

Ukraynalı lider, Amerikan heyetinin Çarşamba ve Perşembe günü BAE’de yapılan üçlü müzakerelerin bir sonraki turunun ABD’de yapılması için tarafları davet ettiğini de açıkladı. Zelenskiy “bir ilk” olarak nitelendirdiği bu daveti kabul ettiklerini, görüşmenin büyük bir ihtimalle ABD’nin Miami kentinde yapılacağını dile getirdi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen sene Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i Alaska’da ağırlamasıyla başlayan yakınlaşma süreci dün açıklanan ve ABD ile Rusya arasında 2021 yılında askıya alınan üst düzey siyasi diyaloğun yeniden başlatılmasını öngören mutabakat ile yeni bir boyuta taşındı.

ABD arabuluculuğunda yürütülen Ukrayna müzakerelerinin de Miami’de yapılacak olması, Washington-Moskova hattında yoğunlaşan diplomasi trafiğinin bir sonucu olarak değerlendiriliyor.

Bu arada Rusya’nın üçlü barış müzakerelerine rağmen Ukrayna saldırılarını yoğunlaştırması dikkat çekiyor.

Rus ordusunun dün gece itibarıyla Ukrayna’nın birçok bölgesinde enerji altyapısını yoğun saldırılarla hedef aldığı bildirildi.

Bu saldırılar, son yılların en soğuk kışının yaşandığı Ukrayna’da uzun süreli elektrik kesintilerine yol açarken, Ukrayna halkını da -20 dereceyi bulan dondurucu soğuklarda ısınma imkânından mahrum bırakıyor.

Saldırılar hakkında sosyal medya hesabından açıklama yapan Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Rusya’nın dün gece 400’ü aşkın insansız hava aracı (İHA) ve farklı türden 40 füze ile saldırılar düzenlediğini duyurdu.

Ukrayna’nın pek çok bölgesinin hedef alındığına işaret eden Zelenskiy, “Rusya gerçek diplomasiyi seçebilirdi, ancak tercihini yeni saldırılardan yana kullanıyor” sözleriyle, ülkesinin Rusya ve ABD ile yürüttüğü üçlü müzakerelere destek veren herkese buna tepki gösterme çağrısı yaptı.

Bu arada , Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırıları, komşu ülke Polonya’nın teyakkuza geçmesine ve savaş uçaklarının havalanmasına yol açtı.

NATO üyesi Polonya ordusu, hava savunma ve radar sistemlerinin alarma geçirildiğini açıkladı. Ayrıca ülkenin doğusundaki Rzeszow ve Lublin’deki havalimanlarında hava trafiği de durduruldu. Polonya Hava Güvenliği Dairesi, sabah saatlerinde yaptığı açıklamada, hava sahasının yeniden trafiğe açıldığını bildirdi.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DÜNYA

Çin’den Hürmüz Boğazı için “serbest geçiş” çağrısı

Published

on

Çin, Orta Doğu’da artan çatışmalar nedeniyle gemi trafiğinin aksadığı Hürmüz Boğazı için serbest ve güvenli seyrüsefer çağrısı yaparken, krizin çözümü için diplomatik çabaların süreceğini açıkladı.

Çin, ABD ile İsrail’in saldırıları ve İran’ın misillemeleriyle Orta Doğu’da tırmanan çatışma nedeniyle gemi trafiğinin büyük ölçüde kesildiği Hürmüz Boğazı’ndan serbest ve güvenli geçişin sağlanması için çağrıda bulundu.

Çin Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Dışişleri Bakanı Vang Yi, İranlı mevkidaşı Abbas Erakçi ile gece telefonda görüştü.

Görüşmede Hürmüz Boğazı’na kıyıdaş ülke olarak İran’ın egemenliği, güvenliği, meşru hakları ve çıkarlarına saygı gösterilmesi gerektiğini ifade eden Vang, aynı zamanda uluslararası boğazda seyrüsefer serbestisi ve güvenliğin sağlanması gerektiğini, bunun uluslararası toplumun ortak çağrısı olduğunu vurguladı.

Vang, Çin’in bölgedeki durum ve bölge ülkeleri arasındaki ilişkilerin iyileştirilmesi için çalışmayı ve Orta Doğu’da nihai olarak kalıcı barış ve istikrarın sağlanması amacıyla yapıcı rol oynamayı sürdüreceğinin altını çizdi.

İranlı Bakan Erakçi de Çin’in çatışmanın sonlandırılması ve barışın teşvik edilmesi için yapıcı rol oynamasını memnuniyetle karşıladıklarını, çatışmaya barışçı müzakerelerle akılcı ve gerçekçi çözüm aramayı sürdüreceklerini belirtti.

ABD’NİN HÜRMÜZ BOĞAZI ABLUKASI

ABD Başkanı Donald Trump, İran’la Pakistan’da düzenlenen müzakere sürecinin başarısızlığa uğramasının ardından sosyal medya platformundan yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı’nı abluka altına alma sürecini başlatacaklarını duyurmuştu.

Bu açıklamanın hemen ardından ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, 13 Nisan’da Türkiye saatiyle 17.00’de İran limanlarına giren veya bu limanlardan çıkan tüm gemilere yönelik deniz ablukasının başlatacağını açıklamıştı.

Trump, İran’ın elinde kalan gemilerin Hürmüz Boğazı’nı abluka altına alan ABD Deniz Kuvvetlerine yaklaşması halinde “etkisiz hale getirileceği” tehdidinde bulunmuştu.

HÜRMÜZ BOĞAZI’NDAKİ GEMİ TRAFİĞİ, SAVAŞ NDENİYLE KESİLMİŞTİ

ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları ve İran’ın misillemeleri ile Basra Körfezi’nde tırmanan çatışma nedeniyle, küresel mal ve enerji ticareti açısından kritik geçiş hattı olan Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiği büyük ölçüde kesilmişti.

Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Katar, Irak ve İran’ın hidrokarbon kaynaklarını dünya pazarlarına ulaştıran Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25’inin, sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20’sinin ve gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30’unun ana güzergahı konumunda bulunuyor.

Çin’in ithal ettiği petrolün yaklaşık yüzde 45’i, sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 30’u Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı’ndan geçerek ülkeye ulaşıyor.

Boğazdaki tanker trafiğindeki kesintiler, küresel petrol tedarikinde aksamalara, petrol fiyatlarında artışa yol açmış durumda.

Continue Reading

DÜNYA

Papa “Trump yönetiminden korkmuyorum”

Published

on

Katoliklerin ruhani lideri ve Vatikan Devlet Başkanı Papa 14. Leo, kendisine sert eleştirilerde bulunan ABD Başkanı Donald Trump ve yönetiminden korkmadığını belirterek, “Savaşa karşı yüksek sesle konuşmaya devam edeceğim.” dedi.

Tarihte ABD’li ilk Papa olan 14. Leo, ABD Başkanı Trump’ın kendisine yönelik dünkü eleştirilerini yanıtladı.

Papa 14. Leo, 11 gün sürecek ve 4 ülkeyi kapsayan Afrika turunun ilk ayağı için Roma’dan Cezayir’e uçtuğu sırada, seyahatini takip eden gazetecilere Trump’ın sözlerine ilişkin değerlendirmede bulundu.

İtalyan ANSA ajansının haberine göre Papa 14. Leo, “Trump yönetiminden korkmuyorum. Ben siyasetçi değilim. Ben İncil’den bahsediyorum. Bu nedenle savaşa karşı yüksek sesle konuşmaya devam edeceğim. Onunla bir tartışmaya girmeye niyetim yok.” diye konuştu.

“Bazı insanların yaptığı gibi İncil’in istismar edilebileceğini düşünmüyorum.” ifadelerini kullanan Papa, ABD Başkanı’nın mesajına atıf yaparak, bu mesajı okuyan insanların kendi sonuçlarını çıkarabileceklerini düşündüğünü kaydetti.

Papa, savaşların son bulması, diyalog ve sorunlara adil çözümler bulmak için uluslar arasında çok taraflı ilişkiler üzerinde durulması gerektiğini vurguladı.

Papa 14. Leo, “Çok fazla insan acı çekiyor, çok fazla masum öldürüldü ve bence birilerinin ayağa kalkıp daha iyi bir yol olduğunu söylemesi gerekiyor.” şeklinde konuştu.

– Vatikan ve ABD ilişkilerinde tansiyon son dönemde yükseldi

Vatikan-ABD ilişkilerinin gerildiğine dair ilk sinyal, ay başında çıkan bir haberle gündeme gelmişti.

ABD merkezli yayın organı “The Free Press”in 6 Nisan’daki haberinde, Papa 14. Leo’nun, ocak ayındaki bir konuşmasında, “güce dayalı diplomasiyi” eleştirmesi nedeniyle, ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) Müsteşarı Elbridge Colby’nin, o tarihte Vatikan Büyükelçisi olarak görev yapan Kardinal Christophe Pierre’i sert şekilde uyardığı ileri sürülmüştü.

Bu haber, geçen hafta her iki ülke tarafından yalanlansa da ABD-Vatikan ilişkilerinde “tansiyonun yükseldiği” şeklinde yorumlanmıştı.

Bunun üzerinden çok geçmeden Papa 14. Leo’nun, 11 Nisan’da ABD ile İran heyetleri arasında Pakistan’daki görüşmeler sürerken Aziz Petrus Bazilikası’ndaki dünya barışı etkinliğinde, “Artık kendine ve paraya tapınmaya son. Güç gösterisine son. Savaşa son. Gerçek güç, hayata hizmet etmekte kendini gösterir” ifadelerini kullanması dikkati çekmişti.

Basında, Papa’nın bu sözlerinin, hiç isim vermemesine karşın Trump’a yönelik olduğu yorumlarına yer verilmişti.

Papa’nın sözlerinin ardından ABD Başkanı Trump da dün sosyal medya hesaplarından yaptığı paylaşımlarda, Papa 14. Leo’nun “suç ve nükleer silahlar konusunda zayıf” ve “dış politikada berbat” olduğunu savunmuş ve Papa 14. Leo’nun bu göreve sırf ABD’li olduğu ve kendisi Beyaz Saray’da bulunduğu için Kilise tarafından “onunla başa çıkmak” amacıyla getirildiğini iddia etmişti.

Trump, basına yaptığı açıklamada da şu ifadeleri kullanmıştı:

“İran’ın nükleer silaha sahip olmasının sorun olmadığını düşünen bir Papa istemiyorum. Amerika’nın, ABD’ye büyük miktarda uyuşturucu gönderen ve daha da kötüsü katiller ve uyuşturucu satıcıları dahil hapishanelerini ülkemize boşaltan Venezuela’ya saldırmasının kötü bir şey olduğunu düşünen bir Papa istemiyorum ve ben, ezici bir çoğunlukla seçildiğim şeyi tam olarak yaptığım için ABD Başkanı’nı eleştiren bir Papa istemiyorum. Leo, Papa olarak kendine çekidüzen vermeli, sağduyulu davranmalı, radikal solun isteklerine boyun eğmeyi bırakmalı ve siyasetçi değil de büyük bir Papa olmaya odaklanmalı.”

Trump, eleştirilerinin ardından kendisini Hazreti İsa gibi tasvir eden bir görseli paylaşmıştı.

Continue Reading

DÜNYA

Pezeşkiyan “Hürmüz’e yönelik tehdidin geniş kapsamlı sonuçları olur”

Published

on

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Hürmüz Boğazı’na yönelik herhangi bir tehdidin “dünya için geniş kapsamlı sonuçları olacağı” uyarısında bulundu.

İran devlet televizyonu, Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın Fransız mevkidaşı Emmanuel Macron ile yaptığı telefon görüşmesinde ABD ile İran arasında ilan edilen ateşkesin son durumunu ele aldığını bildirdi.

Pezeşkiyan, ülkesinin yalnızca uluslararası hukuk çerçevesinde görüşmelere devam edeceğini vurgulayarak, ateşkesin şartlarını “açıkça” ilan ettiklerini ve buna uyacaklarını belirtti.

ABD’nin “maksimalist isteklerinin” bir anlaşmaya varılmasını engellediğini ifade eden Pezeşkiyan, “Hürmüz Boğazı’na yönelik herhangi bir tehdit, dünya için geniş kapsamlı sonuçlar doğuracaktır.” uyarısı yaptı.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron ise Lübnan’ın da ilk ateşkes anlaşmasına dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.

Continue Reading