Connect with us

GÜNDEM

30 Ağustos Zafer Bayramı cumartesi günü törenlerle kutlanacak

Published

on

Cumartesi günü ülke genelinde Atatürk ve Büyük Taarruz’un zaferi anısına resmi çelenk sunma törenleri, resmigeçitler, şiir ve halk dansları gösterileriyle bayram coşkusu yaşanacak. Lefkoşa, Gazimağusa, Girne, Güzelyurt, İskele, Lefke ve bucaklarda törenler yapılacak, Türkiye Deniz Kuvvetleri gemileri liman ziyaretinde olacak.

30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla cumartesi günü törenler düzenlenecek.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruzu anmak için Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs’ta resmi ve ulusal bayram olarak kutlanan 30 Ağustos’un yıl dönümünde tüm ilçelerde törenler yapılacak.

LEFKOŞA ATATÜRK ANITI’NA ÇELENK SUNULMASI

Lefkoşa Atatürk Anıtı’nda yapılacak çelenk sunma töreni, saat 09.30’da başlayacak. Protokol sırasına göre çelenklerin anıta sunulmasıyla başlayacak tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesinin ardından Anıt Özel Defteri’nin imzalanması ile tamamlanacak.

DR. KÜÇÜK BUVARI’NDA RESMİGEÇİT TÖRENİ

Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’ndaki resmigeçit töreni ise saat 10.00’da başlayacak. Törende, İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek, tören birlikleri denetlenecek, halkın bayramları kutlanacak ve Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı adına bir subay konuşma yapacak. Tören, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar‘ın konuşması ve resmi geçit ile sona erecek.

GAZİMAĞUSA’DA İKİ TÖREN

Gazimağusa’da Zafer Anıtı önü ile İsmet İnönü Bulvarı’nda ise iki ayrı tören yapılacak. Zafer Anıtı önündeki tören 17.00’de başlayacak, protokol sırasına göre çelenklerin anıta sunulması, saygı duruşu ve İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesiyle son bulacak.

İsmet İnönü Bulvarındaki tören ise saat 17.30’da İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesi ile başlayıp, tören birlikleri ile halkın bayramının kutlanması, konuşmalar, şiir, halk dansları gösterisi, müzik dinletisi ve tören geçişiyle tamamlanacak.

GİRNE’DE TÖREN ATATÜRK ANITI ÖNÜNDE YAPILACAK

Girne’deki törenler, Atatürk Anıtı önünde saat 16.30’da yapılacak. Tören çelenklerin anıta sunulması ile başlayacak, İstiklal Marşı ile bayrakların göndere çekilmesi, konuşma, şiir ve tören geçişiyle sona erecek.

Törenler çerçevesinde, KTBK Bando Komutanlığı saat 16.10’da konser verecek.

GÜZELYURT’TA DA ATATÜRK ANITI ÖNÜ TÖREN ALANINA DÖNÜŞECEK

Güzelyurt’taki tören saat 09.00’da Güzelyurt Kaymakamlığı karşısındaki Atatürk Anıtı önünde yer alacak. Tören, anıta çelenklerin sunulması, saygı duruşu, İstiklal Marşı eşliğinde bayrakların göndere çekilmesi ile başlayacak, ardından müze önüne geçilecek ve tören birlikleri denetlenecek, konuşmalar yapılacak, şiir ve resmi geçit ile tamamlanacak.

İSKELE’DE TÖREN YERİ ECEVİT MEYDANI

İskele’deki tören saat 09.00’da Ecevit Meydanı’nda yer alacak. Törende, Atatürk Anıtına çelenk sunulacak, saygı duruşu yapılacak, İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek. Tören alanında konuşmalar, halk dansları gösterisi ve şiirlerle devam edecek ve tören araçlı geçiş ile sona erecek.

LEFKE’DE TÖREN 18.00’DA

Lefke’deki tören saat 18.00’de Lefke Atatürk Anıtı önünde yer alacak. Törende, anıta çelenkler sunulacak, şehitler için bir dakikalık saygı duruşu yapılacak, İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek, tören birlikleri denetlenip bayram kutlanacak, konuşmalar ve şiirlerin ardından tören geçişi yapılacak.

AKDOĞAN, GEÇİTKALE VE MEHMETÇİK DE TÖRENLERE SAHNE OLACAK

30 Ağustos Zafer Bayramı’nda bucaklarda da törenler düzenlenecek.

Akdoğan Atatürk Anıtı önündeki tören saat 09.00’da başlayacak. Tören, çelenklerin anıta sunulması, saygı duruşu, İstiklal Marşı, bayrakların göndere çekilmesi ve konuşma ile tamamlanacak.

Geçitkale meydanında saat 09.00’da düzenlenecek tören, çelenklerin anıta sunulmasıyla başlayacak, saygı duruşu, İstiklal Marşı, bayrakların göndere çekilmesi ve konuşmaların ardından okunacak şiirlerle son bulacak.

Mehmetçik’te saat 09.00’da Atatürk Anıtı önünde düzenlenecek törende ise, çelenkler Atatürk Anıtına sunulacak, saygı duruşu, İstiklal Marşı eşliğinde bayraklar göndere çekilecek, konuşma yapılacak ve şiir okunacak.

TÜRKİYE’DEN GEMİLER LİMAN ZİYARETİNDE BULUNACAK

30 Ağustos Zafer Bayramı kutlamaları kapsamında, Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı muharip unsurlarından TCG Zıpkın Hücumbotu (P-336) ve TCG Bandırma Karakol Gemisi (F-502) Kuzey Kıbrıs’ta liman ziyareti yapacak.

30 Ağustos Cumartesi günü 10.00-17.00 saatleri arasında, TCG Zıpkın Hücumbotu (P-336) Girne Turizm Limanı’nda, TCG Bandırma Karakol Gemisi (F-502) ise Gazimağusa Ticari Limanı’nda halkın ziyaretine açılacak.

Click to comment

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

GÜNDEM

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu

Published

on

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini yüzde 37’de sabit tuttu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yılın üçüncü faiz kararını bugün Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısı sonrası açıkladı. TCMB, politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37’de sabit bıraktı.

TCMB, mart ayında politika faizini yüzde 37’de sabit tutmuştu.

AA Finans’ın beklenti anketine katılan 37 ekonomist, nisan ayında TCMB’nin politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutmasını bekliyordu.

Continue Reading

GÜNDEM

AP milletvekillerinden von der Leyen’e “Türkiye” tepkisi

Published

on

Avrupa Parlamentosu’ndaki Sol Grup milletvekilleri, Ursula von der Leyen’in “Avrupa Rus, Türk veya Çin etkisine bırakılmamalı” sözlerine tepki gösterdi. Açıklamaların “yanlış ve tehlikeli” olduğu belirtilirken, Türkiye’nin AB ile çok yönlü ilişkilerine dikkat çekildi.

Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekilleri, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in, “Avrupa’nın Rus, Türk veya Çin etkisine bırakılmaması gerektiğine” ilişkin ifadelerine tepki gösterdi.

AP’deki Sol Grup’tan Belçikalı milletvekilleri Rudi Kennes ve Marc Botenga, AA muhabirine konuya ilişkin açıklama yaptı.

Kennes, von der Leyen’in açıklamalarının dünyadaki mevcut gelişmelerin bir yansıması olduğunu belirterek “Esasen bu, ABD ve diğer suç ortağı ülkelerin kült büyük İsrail projesini desteklemelerinin bir parçası olarak değerlendirilmeli.” diye konuştu.

Büyük İsrail projesine destek verenlerin ana gündemlerinin hala bu projeye karşı tepki verebilen ülkeleri zayıflatmak olduğunu ifade eden Kennes, “(Avrupalı liderler) Güç kaybediyorlar ve bunun farkındalar. Tek umutları okyanusun öteki tarafında büyük abilerinin güçte kalmasını sağlamak ancak kaybediyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

Kennes, dünyanın artık çok kutuplu bir hal almaya başladığını ve Avrupa’nın “dünyanın polisi rolünü” üstlenemediğini, bu nedenle de Rusya, İran ve Çin gibi ülkeleri “düşman ilan ettiğini” belirtti.

“AÇIKLAMA TUHAF VE DOĞRU DEĞİL”

AP milletvekili Botenga da “Bu hem doğru olmayan hem de çok tuhaf bir açıklama.” diye konuştu.

Türkiye’nin sadece NATO üyeliği bulunmadığını, aynı zamanda AB ile çok yönlü ilişkilere sahip olduğunu dile getiren Botenga, “Türkiye hala resmi olarak AB’ye aday ülkedir.” dedi.

Botenga, esasen temel sorunun daha büyük olduğuna işaret ederek “Ursula von der Leyen’in açıklamaları dünyayı ‘biz’ ve ‘ötekiler’ diye ayırmaya hizmet ediyor. Sanki bir tür ‘saflık testi’ varmış gibi ve sanki kıtanın geri kalanını kontrol altına almak istiyormuş gibi bir yaklaşım sergiliyor.” ifadelerini kullandı.

Von der Leyen’in AB’nin birlik olmayı tamamlaması gerektiğine ilişkin ifadelerine dair ise Botenga, “Ancak kıta zaten birlik halinde. AB, tüm Avrupa kıtasını kapsamıyor.” dedi.

Botenga, dünyayı “Sizinle hemfikiriz o zaman dostuz, değiliz o zaman düşmanız.” gibi ayırmanın son derece tehlikeli olduğu konusunda uyardı.

Hamburg’da Die Zeit gazetesinin 80. yıl etkinliğinde konuşan von der Leyen, AB’nin genişlemesini desteklediğini vurgulayarak “Avrupa kıtasını tamamlamayı başarmalıyız ki Rus, Türk veya Çin etkisine girmesin. Daha büyük ve jeopolitik düşünmeliyiz.” açıklamasında bulunmuştu.

AB Komisyonu Sözcülüğü, daha sonra yaptığı açıklamada “Türkiye’nin anılması, özellikle Batı Balkanlar’daki jeopolitik ağırlığı, büyüklüğü ve hedeflerinin bir yansımasıdır. Herhangi bir ülkeyle kıyaslama amacı taşımamaktadır.” ifadelerini kullanmıştı.

Continue Reading

GÜNDEM

Kıbrıs, göç ve mülteci yükünde nüfusa oranla Avrupa’da ikinci sırada!

Published

on

Avrupa Birliği’nde göçmen sayısı 64,2 milyona ulaşırken, Kıbrıs yüzde 28’lik göçmen oranı ve yüzde 4,8’lik mülteci payıyla nüfusa göre en yüksek baskıyı yaşayan ülkeler arasında yer aldı.

Avrupa Birliği’nde yaşayan göçmenlerin sayısı 2025’te rekor seviyeye çıkarak 64,2 milyona ulaştı. Rockwool Foundation’a bağlı Göç Araştırma ve Analiz Merkezi tarafından yayımlanan “The Immigrant Population in the European Union: Growth, Concentration and Dispersion” başlıklı rapora göre bu sayı, bir önceki yıla göre yaklaşık 2,1 milyon artış anlamına geliyor. Raporda, 2010’da bu rakamın 40 milyon civarında olduğu hatırlatıldı.

Rapor, Eurostat ve Birleşmiş Milletler Mülteci Ajansı verilerine dayandırılırken, göç artışının üye ülkeler arasında eşit dağılmadığına dikkat çekti. Almanya, yaklaşık 18 milyon yabancı doğumlu kişiyle AB’nin en büyük göçmen nüfusuna sahip ülkesi olmaya devam etti. Almanya’daki göçmenlerin yüzde 72’sinin çalışma çağında olduğu belirtilirken, İspanya son dönemde en hızlı büyümeyi kaydederek yabancı doğumlu nüfusunu yaklaşık 700 bin kişi artırdı ve 9,5 milyona çıkardı.

Raporda, göç baskısının özellikle küçük üye devletlerde daha yoğun hissedildiği vurgulandı. Nüfusa oranla göçmen yoğunluğunun en yüksek olduğu ülkeler arasında Lüksemburg, Malta ve Kıbrıs öne çıktı. Lüksemburg’da göçmen nüfus oranı yaklaşık yüzde 52, Malta’da yüzde 32, Kıbrıs’ta ise yüzde 28 olarak kaydedildi. Bu oranlarla Kıbrıs, AB’de göçün nüfusa etkisinin en belirgin olduğu ülkelerden biri oldu.

KIBRIS’A GÖRE GÖÇ BASKISI DAHA YÜKSEK: AB’YE GİRİŞLERDE EN YOĞUN ÜLKE MALTA OLRUKEN, KIBRIS VE LÜKSEMBURG TAKİP ETTİ

Raporun “akışlar” bölümünde, yani yeni gelen göçmenlerin nüfusa oranında da Kıbrıs üst sıralarda yer aldı. 2024 yılında AB’ye girişlerde en yoğun ülke Malta olurken, onu Kıbrıs ve Lüksemburg izledi. Nüfusa oranla bakıldığında Malta’da 1000 kişi başına yaklaşık 57 geliş, Kıbrıs’ta 39, Lüksemburg’da ise 36 geliş kaydedildi.

Bu tablo, büyük ülkelerin mutlak sayılarda öne çıkmasına karşın, Kıbrıs gibi küçük ülkelerin nüfuslarına oranla çok daha yüksek göç baskısıyla karşı karşıya kaldığını ortaya koydu. Raporda, bu durumun idari yük, siyasi dinamikler ve politika seçenekleri üzerinde de belirleyici olduğu belirtildi.

AB’DE SIĞINMA BAŞVURULARI BELİRLİ ÜLKELERDE YOĞUNLAŞTI

Rapora göre 2025’te Avrupa Birliği’nde toplam sığınma başvurusu sayısı 669 bin 365 oldu. Bu rakam, 2024’e göre yüzde 26,6 düşüşe işaret etse de başvuruların büyük bölümü yine sınırlı sayıda ülkede toplandı. İspanya yaklaşık 141 bin başvuruyla ilk sırada yer aldı. Onu İtalya 127 bin, Fransa 116 bin ve Almanya 113 bin başvuruyla izledi. Bu dört ülke, AB’deki tüm sığınma başvurularının yaklaşık yüzde 74’ünü oluşturdu.

Almanya, toplamda en fazla mülteci barındıran ülke oldu. Ülkedeki mülteci sayısı yaklaşık 2,7 milyon olarak kaydedildi. Ancak nüfusa oranla mülteci yükü açısından Kıbrıs dikkat çekti. Rapora göre Kıbrıs’ta mülteciler toplam nüfusun yüzde 4,8’ini oluşturuyor ve bu oran, AB içinde en yüksek seviyelerden biri olarak öne çıkıyor.

Kıbrıs’ı yüzde 3,5 ile Çekya, yüzde 3,2 ile Almanya izledi. Avusturya, Estonya, Polonya, Slovakya ve İrlanda da mülteci oranı yüksek ülkeler arasında sıralandı. Buna karşılık İspanya, Fransa ve İtalya, toplam sayılar yüksek olsa da nüfusa oranla daha düşük seviyelerde kaldı.

RAPORUN ÖZETİ

Raporda, AB’de göçün uzun vadede artış eğiliminde olduğu, 2015 mülteci krizi ve Ukrayna savaşı sonrası yerinden edilme dalgasının bu yükselişi hızlandırdığı belirtildi. 2025’te artışın 2,1 milyonla güçlü seyrini sürdürdüğü, ancak 2023 ile 2024 arasındaki 2,6 milyonluk sıçramanın biraz gerisinde kaldığı aktarıldı.

Çalışmaya göre Almanya ve İspanya mutlak sayılarda öne çıkarken, Lüksemburg, Malta ve Kıbrıs gibi küçük ülkeler nüfuslarına oranla çok daha büyük bir göç ve mülteci yükü taşıyor. Raporda, göç ve sığınma dosyalarının sadece toplam rakamlarla değil, ülkelerin nüfus büyüklüğü ve kapasitesi dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Continue Reading